Covid19 hakkında bilgiler (Mart 2020 Arşivi)

Ana madde: Covid19 hakkında gerçekler

30 Mart 2020 (I)

  • Almanya’da bazı klinikler artık hasta kabul edemiyor – çok fazla hasta ve çok az yatak olduğundan değil, ama çoğu vakada neredeyse hiçbir belirti göstermedikleri halde sağlık çalışanlarının testleri pozitif çıktığı için. Bu durum sağlık sistemlerinin nasıl ve neden felç olduğunu bir kez daha göstermiştir.
  • Almanya’da ileri demans hastalarının bulunduğu yaşlılar evi ve bakımevlerinde testleri pozitif çıkan 15 kişi ölmüştür: “Şaşırtıcı olan, çoğunun korona belirtileri göstermeksizin ölmüş olmalarıdır.” Bir alman uzman hekimin bize verdiği bilgi şöyledir: “Benim tıbbi bakış açımdan, bu insanların bazılarının alınan önlemler sonucunda ölmüş olabileceğine yönelik bazı kanıtlar vardır. Demans hastaları gündelik hayatlarında izolasyon, fiziksel bağlantı eksikliği, olasılıkla maskeli hademeler gibi, belirleyici değişiklikler yapıldığında büyük strese girmektedir.”
  • İsviçreli bir farmakoloğa göre, Bern Üniversite Hastanesi (Inselspital) Kovid-19 korkusu yüzünden çalışanlarını zorunlu izne çıkartmış, terapileri durdurmuş ve ameliyatları ertelemiştir.
  • Alman Helmholtz Enfeksiyon Araştırma Merkezi‘nin Epidemiyoloji Departmanı başkanı Profesör Gérard Krause, Alman devlet televizyonu ZDF’te korona-karşıtı önlemlerin “virüsten daha fazla ölüme yol açabileceği” uyarısında bulunmaktadır.
  • Çeşitli medya kuruluşları, şimdiden İtalya’da 40’ı aşkın doktorun “korona krizi sırasında” öldüğünü bildirmiştir. Halbuki, ilgili listeye göz atıldığında, ölen doktorların çoğunun, 90 yaşında psikiyatrlar ve çocuk doktorları dahil, her tür uzmanlık alanından çoktan emekli olmuş, muhtemelen çoğu da doğal nedenlerle ölmüş kişilerden oluştuğu görülmektedir.
  • İzlanda’da yapılmış kapsamlı bir araştırma testleri pozitif çıkmış kişilerin %50’sinin “hiçbir belirti” göstermediğini doğrulamaktadır. Yine İzlanda verilerine göre, Kovid-19 ölüm oranları bin kişide görülen grip vakaları aralığında veya bunun altındadır. Testleri pozitif çıkıp ölen iki kişinin biri “bilinen belirtileri gösteren bir turisttir”. (İzlanda’ya ait daha fazla veri)
  • British Daily Mail muhabiri Peter Hitchens yazısında, “Bu büyük Paniğin Aptalca Olduğuna Dair Güçlü Kanıtlar Var. Buna karşın özgürlüğümüz zedelenmiş, ekonomimiz sakatlanmıştır.” diyor. Hitchens, Birleşik Krallık’ın bazı yerlerinde polis dronlarının doğada yapılan “gereksiz yürüyüşler”i izlediği ve rapor ettiği’ne işaret ediyor. Bazı durumlarda, polis dronları evlerine gitmeleri ve “hayat kurtarmaları” yönünde halka hoparlörlerden çağrıda bulunmaktadır. (Not: George Orwell bile bu kadar ilerisini düşünmemişti.)
  • İtalyan gizli servisi sosyal huzursuzluk ve ayaklanmalara karşı uyarıda bulunmaktadır. Süpermarketler zaten yağmalanmış, eczaneler basılmıştır.
  • Profesör Sucharit Bhakdi bu sırada, Başbakan Dr. Angela Merkel’e yazdığı Açık Mektup ile ilgili (Almanca/İngilizce) bir video yayınlamıştır. (Mektubun Türkçesi)

30 Mart 2020 (II)

Bazı ülkelerde Kovid-19 konusunda, “tedavinin hastalıktan daha kötü” olabileceğini gösteren artan sayıda kanıt ortaya çıkmıştır.

Öte yandan, hafif bir hastalığı bulunanların hastanede kaptıkları mikroplarla gelişen nozokomiyal enfeksiyonlar riski vardır. Avrupa’da yılda ortalama 2,5 milyon nozokomiyal enfeksiyon ve 50.000 ölüm olduğu hesaplanmaktadır. Almanya’daki yoğun bakım ünitelerinde bile hastaların %15 kadarı, yapay solunum cihazındayken gelişen zatürre dahil, bir nozokomiyal enfeksiyon yaşamaktadır. Dikkate değer başka bir sorun ise hastanelerdeki antibiyotiklere-dayanıklı mikropların sayısında görülen artıştır.

Bir diğer konu da Kovid-19 hastalarında kullanılan kesinlikle iyi niyetli ama bazen çok agresif tedavi yöntemleridir. Bunlar özellikle steroidlerin, antibiyotiklerin ve anti-viral ilaçların (veya bunların bir bileşiminin) hastaya verilmesini içermektedir. SARS-1 hastalarının tedavisinde ortaya konulduğu gibi, böyle tedavilerin kullanılmalarının sonuçları, hiç kullanılmamasına göre sıklıkla daha kötü ve ölümcül olmaktadır.

29 Mart 2020

  • Almanya’nın Mainz kentinde yaşayan, Medikal Mikrobiyoloji uzmanı Emeritus Profesör Dr. Sucharit Bhakdi, Almanya Başbakanı Dr. Angela Merkel’e bir Açık Mektup yazdı ve Kovid-19’a verilen yanıtın acilen yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunarak beş yaşamsal soru sordu. (İngilizce çevirisi)
  • Alman Robert Koch Enstitüsü’nün en son verileri, testleri pozitif çıkan kişilerin sayısındaki artışın testlerin sayısındaki artışla doğru orantılı olduğunu, yani yüzde olarak kabaca aynı kaldığını göstermektedir. Bu, vaka sayısındaki artışın devam eden bir epidemiye değil, esasen test sayısındaki artışa bağlı olduğuna işaret ediyor olabilir.
  • Milanolu mikrobiyolog Maria Rita Gismondo, rakamlar “sahte” olup halkı gereksiz paniğe sürüklediği için, İtalyan hükümetini “korona pozitifler”in gündelik sayısını halka açıklamaktan vazgeçmeye çağırıyor. “Korona pozitifler”in sayısı, test türlerine ve sayılarına çok yakından bağlı olup sağlık durumuna ilişkin hiçbir şey ifade etmemektedir.
  • Stanford Tıp ve Epidemiyoloji Profesörü Dr. John Ioannidis, alınan Kovid-19 önlemleri için veri eksikliği konusunda bir saatlik ayrıntılı bir söyleşi yapmıştır.
  • Fransa’da yaşayan Arjantinli virolog Pablo Goldschmidt, Kovid-19’a verilen politik tepkiyi “tamamen abartılmış” kabul etmekte ve alınan “totaliter önlemler”e karşı uyarıda bulunmaktadır. Fransa’nın bazı kesimlerinde insanların hareketleri şimdiden dronlar tarafından izlenmektedir.
  • 1934 doğumlu İtalyan yazar Fulvio Grimaldi, İtaya’da şu anda devlet tarafından uygulanan önlemlerin “faşizm iktidarı zamanındakinden daha beter” olduğunu açıklamaktadır. Parlamento ve toplum tamamen güçsüz kılınmıştır.

28 Mart 2020

  • Oxford Üniversite’si tarafından yapılan yeni bir çalışmanın sonucuna göre, Kovid-19 Birleşik Krallık’ta 2020 Ocak ayından bu yana mevcut olabilir ve nüfusun yarısı hiçbir belirti göstermeksizin ya da yalnızca hafif belirtiler yaşayarak buna bağışıklık geliştirmiş olabilir. Bunun anlamı, Kovid-19 nedeniyle 1000 kişide bir kişinin hastanede tedavisinin gerekeceğidir. (ilgili çalışma)
  • İngiliz medyası 21 yaşındaki bir kadının “önceden herhangi bir hastalığı olmadığını ve Kovid-19’dan öldüğünü” bildirmişti. Halbuki, daha sonra bu kadının Kovid-19 pozitif bile olmadığı ve başka bir nedenle ölmüş olduğu ortaya çıkmıştır. Kovid-19 dedikodusu “hafif bir öksürüğü olduğu için”di.
  • Alman medyasında görüş bildiren biliminsanı Profesör Otfried Jarren, medya kuruluşlarının çoğunun, tehditleri ve siyasi gücü değerlendirmeksizin olduğu gibi aktaran bir gazetecilik yaptığı eleştirisinde bulundu. Profesör Jarren’a göre, uzmanlar arasında hiçbir ayıredici özellik ve gerçek bir tartışma bulunmuyor.

27 Mart 2020 (I)

İtalya: İtalyan Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan en son verilere göre, 65 yaş üzeri tüm yaş grupları için ortalama ölüm oranları, yumuşak geçen kış nedeniyle ortalamanın altında seyrettikten sonra, şimdi önemli ölçüde yükselmiştir.
14 Mart’a kadar, ortalama ölüm oranları hala 2016/2017 grip mevsimindekinin altındaydı, ama bu arada aşmış olabilir. Ölüm oranındaki bu fazlalığın büyük bölümü kuzey İtalya kaynaklıdır. Yine de panik, sağlık hizmetindeki çöküş ve tecritin kendisi gibi başka etkenlerle karşılaştırıldığında, Kovid-19’un kesin rolü henüz açık değildir.

İtalya: +65 Yaş toplam ölüm oranı (kırmızı çizgi) (Mds / Mart 2020)

 

FransaFransa’dan gelen en son verilere göre, ortalama ölüm oranları yumuşak geçen bir grip mevsiminden sonra, ulusal düzeyde normal aralık içinde kalmaya devam ediyor. Buna karşın, bazı bölgelerde, özellikle de Fransa’nın kuzeydoğusunda, 65 yaş üstü gruptaki ortalama ölüm oranları Kovid-19’a bağlı olarak keskin bir artış göstermiştir (bkz. alttaki şekil). 

Fransa: Ulusal bazda toplam ölüm oranı (üstte) ve ağırlıklı etkilenen yaş grubu (altta)
Haut-Rhin (SPF / 15 Mart 2020)

 

Fransa aynı zamanda yaş dağılımı ve testleri pozitif çıkan yoğun bakım hastalarının ve ölen hastaların yaş dağılımı ve daha önceden mevcut hastalıkları konusunda ayrıntılı bilgi vermektedir (bkz. alttaki şekil):

  • Ölenlerin yaş ortalaması 81,2’dir.
  • Ölenlerin %78’i 75 yaşının üzerinde; %93’ü 65 yaşının üzerindedir.
  • Ölenlerin %2,4’ü 65 yaşının altında olup daha önceden (bilinen) hastalıkları yoktur.
  • Yoğun bakım hastalarının yaş ortalaması 65’tir.
  • Yoğun bakım hastalarının %26’sı 75 yaşının üzerindedir; %67’sinin önceden hastalıkları yoktur.
  • Yoğun bakım hastalarının %17’si 65 yaşının altında olup daha önceden sahip oldukları hastalıkları yoktur.

Fransız yetkililer, “salgının (Kovid-19) toplam ölüm oranlarındaki payının henüz belirlenmediğini” eklemişlerdir.

Yaş gruplarına göre; yatan hastalar (üst-sol), yoğun bakımdakiler (üst-sağ),
evinde yatan hastalar (alt-sol) ve ölenler (alt-sağ) – Kaynak: SPF / 24 Mart 2020


ABD
: Araştırmacı Stephen McIntyre, ABD’deki zatürreden ölümlere ilişkin resmi verileri değerlendirmiştir. Genelde haftada 3000 ile 5500 arasında ölüm olmaktadır ve bu mevcut Kovid-19 rakamlarından önemli ölçüde fazladır. ABD’de toplam ölüm sayısı haftada 50.000 ile 60.000 arasındadır. (Not: Aşağıdaki grafikte, 2020 Mart ayı için en son rakamlar henüz tamamen güncellenmediği için, eğri birdenbire ve hızla düşmektedir).

ABD: Haftalık akciğer enfeksiyonu ölüm vakaları
(CDC/McIntyre)
Büyük Britanya:
  • Londra’daki Imperial College’dan Neil Ferguson, İngiltere’nin Kovid-19 hastalarını tedavi etmek için yoğun bakım ünitelerinde yeterli kapasiteye sahip olduğunu şu anda varsaymaktadır.
  • Patoloji alanında çalışan Emeritus Profesör John Lee, Kovid-19 vakalarına uygulanan özel kayıt şeklinin, normal grip ve soğuk algınlığı vakalarıyla karşılaştırıldığında, Kovid-19’un yol açtığı riskin olduğundan daha yüksek görülmesine yol açtığını iddia etmektedir.
Diğer Konular:
  • Stanford Üniversitesi’ndeki araştırmacıları yaptığı bir ön çalışma Kovid-19 pozitif hastaların %20 ila 25’inin, diğer grip veya soğuk algınlığı virüsleri için de pozitif çıktıklarını göstermiştir.
  • ABD’de işsizlik sigortasına başvuru sayısı hızla yükselmiş ve bir rekor kırarak üç milyonu aşmıştır. Bu bağlamda, intiharlarda da bir artış beklenmektedir.
  • Almanya’da testi pozitif çıkan ilk hasta şimdi iyileşmiş durumdadır. 33 yaşındaki bu kişi hastalığı, kendi ifadesiyle, “grip kadar ağır” yaşamamıştır.
  • İspanyol medyası, Kovid-19 için hızlı antikor testlerinin en az %80 olması gerekirken yalnızca %30 hassasiyeti olduğunu bildirmiştir.
  • 2003’te Çin’de yapılmış bir araştırma, SARS’tan ölüm olasılığının, orta düzeyde kirli havaya maruz kalanlarda, havası temiz bölgelerdeki hastalara oranla %84 daha yüksek olduğu sonucuna varmıştır. Ağır hava kirliliği olan bölgelerde yaşayan insanlar arasında ise %200 daha yüksektir.
  • Alman Kanıta-Dayalı Tıp Ağı (EbM) Kovid-19 konusunda medyanın verdiği haberleri eleştiriyor: “Medya haberleri talep ettiğimiz kanıta-dayalı risk iletişimi ölçütlerini hiçbir biçimde hesaba katmıyor. (…) Diğer ölüm nedenlerine değinmeden ham verilerin sunulması riskin olduğundan fazla gösterilmesine yol açıyor”.

27 Mart 2020 (II)

  • Alman araştırmacı Dr. Richard Capek yaptığı bir sayısal analizde şunu ileri sürüyor: “Korona salgını” aslında bir “test salgını”dır. Capek, test sayısı eksponansiyel olarak artarken, enfeksiyonların oranının sabit kaldığını ve ölüm oranının düşmüş olduğunu gösteriyor ki bu da virüsün kendisinin eksponansiyel olarak yayıldığının aksini anlatır.
  • Würzburg Üniversitesi’nden alman Viroloji profesörü Dr. Carsten Scheller, bir podcastta şunları açıklıyor: Kovid-19 kesinlikle griple kıyaslanabilecek bir hastalık olup şu ana kadar ondan daha az ölüme yol açmıştır. Profesör Scheller, medyada sık sık gösterilen eksponansiyel eğrilerin, virüsün kendisinin sıradışı bir yayılımından çok, gittikçe artan test sayısı ile ilgili olduğundan kuşkulanıyor. Almanya gibi ülkeler için İtalya, Japonya ve Güney Kore gibi örnek alınacak bir ülke değildir. Bu ülkeler, milyonlarca Çinli turist ve yalnızca en alt seviyede toplumsal kısıtlama ile bir Kovid-19 krizi yaşamadılar. Bunun bir nedeni ağız maskeleri takılması olabilir: Bu ise enfeksiyona karşı korunmakta pek etkili olmasa da enfekte olmuş kişilerin virüs yaymasını sınırlayabiliyor.
  • Bergamo’dan gelen en son rakamlar ortalama ölüm oranlarının orada 2020 yılı Mart ayında, normalde 200 ile 300’den yaklaşık 900 kişiye çıkarak, neredeyse 4 kat arttığını gösteriyor. Bunun ne oranda Kovid-19, ne oranda kitlesel panik, sistemik çöküş ve tecritin kendisi gibi başka nedenlerden kaynaklandığı henüz belli değildir. Görünen o ki kent hastanesi bütün bölgeden gelenlerle dolup taşmış ve sistemi çökmüştür.
  • Stanford Üniversitesi’nden iki tıp profesörü, Dr. Eran Bendavid ve Dr. Jay Bhattacharya, makalelerinde Kovid-19’un ölümcüllüğünün kat kat fazla gösterildiğini ve olasılıkla İtalya’da bile yalnızca %0.01 ile %0.06 olup gripten daha düşük olduğunu anlatıyor. Bu abartının nedeni çoktan enfekte olmuş (belirti göstermeyen) insanların sayısının önemli ölçüde azımsanmasıdır. İtalya’da nüfusunun tamamına test yapılmış olan Vo belediyesinde, %50 ile 75’inin testleri pozitif çıkan ve belirti göstermeyen kişiler buna bir örnek olarak veriliyor.
  • Dr. Gerald Gass, Alman Hastaneler Birliği Başkanı, Handelsblatt gazetesi ile yaptığı bir söyleşide “İtalya’daki aşırı durumun çok düşük yoğun bakım kapasitelerinden kaynaklandığını” anlatmıştır.
  • “Kovid-19 paniği”ni en başta ve yüksek perdeden eleştirenlerden biri olan Dr. Wolfgang Wodarg, sağlık grubuna başkanlık ettiği Transparency International Germany adlı kuruştan koşullu olarak ihraç edilmiştirWodarg, eleştirileri nedeniyle zaten medya tarafından da ciddi biçimde saldırıya uğramıştı.
  • Amerikan Güvenlik Kurumu’nu (NSA) medyaya ifşa eden Edward Snowden, hükümetlerin mevcut durumu sürveyans devletinin alanını genişletmek ve temel hakları kısıtlamak için kullandığı uyarısında bulunuyor. Şu anda yürürlüğe konulan kontrol önlemleri krizden sonra kaldırılmayacaktır.

Enfeksiyon sayısı, yapılan testlerin artan sayısıyla aynı oranda olup, devam eden bir virüssalgını olmadığını gösteriyor (Dr. Richard Capek, ABD verilerine göre)

26 Mart 2020 (I)

  • ABD: 25 Mart’taki ABD verileri, ülke çapında azalan sayıda grip benzeri hastalık olduğunu göstermektedir. Hükümet önlemleri, bir haftadan az bir süredir yürürlükte oldukları için, bu duruma bağlı olarak ortadan kaldırılabilir.
  • Almanya: 24 Mart’taki Robert Robert Koch Enstitüsü’nün en son grip raporu, “akut solunum yolu hastalıklarının aktivitesinde ülke çapında bir azalma” olduğunu belgeliyor: Grip benzeri hastalıkların sayısı ve bunların neden olduğu hastanede kalış sayısı bir önceki seviyenin altında yıl ve halen düşüş devam ediyor. RKI şöyle devam ediyor: “Şu anda doktora yapılan ziyaret sayısındaki artış nüfus içinde dolaşan grip virüsleri ya da SARS-CoV-2 ile açıklanamıyor.”
  • İtalya: Ünlü İtalyan virolog Giulio Tarro, Covid19’un ölüm oranının İtalya’da bile %1’in altında olduğunu ve bu nedenle griple karşılaştırılabilir olduğunu savunuyor. Daha yüksek değerlerin yalnızca Covid19 ile ve Covid19 sebebiyle meydana gelen ölümler arasında bir ayrım yapılmadığından ve (semptomsuz) enfekte olmuş kişilerin sayısının büyük ölçüde hafife alındığı için ortaya çıktığı belirtilmiştir.
  • İngiltere: 500.000’e kadar ölümü öngören British Imperial College çalışmasının yazarları tahminlerini tekrar düşürüyor. Test pozitif ölümlerin büyük bir kısmının normal ölüm oranının bir parçası olduğunu zaten kabul ettikten sonra, şimdi hastalığın zirvesine zaten iki ila üç hafta içinde ulaşılabileceğini belirtiyorlar.
  • İngiltere: İngiliz Guardian, Şubat 2019’da, 2018/2019’daki grip sezonunda bile, İngiltere’de yoğun bakım ünitelerine 2180’den fazla griple ilgili kabulün olduğunu bildirmiştir.
  • İsviçre: İsviçre’de Covid19’a bağlı aşırı ölüm sayısı hala sıfırdır. Medya tarafından öne sürülen en son “ölüm vakası” 100 yaşında bir kadın. Bununla birlikte, İsviçre hükümeti kısıtlayıcı tedbirleri sıkılaştırmaya devam etmektedir.

26 Mart 2020 (II)

  • İsveç: İsveç, şu ana kadar iki ilkeye dayanan Covid19 ile başa çıkmada en liberal stratejiyi izlemiştir: Risk grupları korunur ve grip belirtileri olan insanlar evde kalır. Baş epidemiyolog Anders Tegnell, “Bu iki kurala uyarsanız, etkisi yine de marjinal olan başka önlemlere gerek yoktur” dedi. Sosyal ve ekonomik yaşam normal şekilde devam edecektir. Tegnell, hastanelere yapılan büyük telaşın bugüne kadar gerçekleşmediğini söyledi.
  • Alman ceza ve anayasa hukuku uzmanı Dr. Jessica Hamed, genel sokağa çıkma yasağı ve temas yasakları gibi önlemlerin, temel özgürlük haklarına büyük ve orantısız bir haksızlık olduğunu ve bu nedenle muhtemelen “tüm yasa dışı” olduğunu savunuyor.
  • Genel ölüm oranıyla ilgili en son Avrupa izleme raporu, tüm ülkelerde ve tüm yaş gruplarında normal veya ortalamanın altında değerleri göstermeye devam etmektedir. Bununla beraber bir istisna bulunmaktadır: İtalya’daki 65+ yaş grubunda şu anda artan bir toplam ölüm öngörülmektedir fakat yine de bu durum hala 2017 ve 2018 influenza değerlerinin altında gözükmektedir.

25 Mart 2020

  • Alman immünolog ve toksikolog Profesör Stefan Hockertz, radyo röportajında Covid19’un gripten (grip) daha tehlikeli olmadığını, ancak daha yakından gözlemlendiğini açıklıyor. Virüsten daha tehlikeli olan, medyanın yarattığı korku ve panik ve birçok hükümetin “otoriter tepkisidir”. Profesör Hockertz ayrıca “korona ölümleri” denilenlerin çoğunun aslında koronavirüsler için pozitif olanların diğer nedenlerden öldüğüne de işaret eder. Hockertz, rapor edilenden on kat daha fazla insanın zaten Covid19’a sahip olduğuna, ancak hiçbir şey fark veya çok az şey fark ettiğine inanıyor.
  • Arjantinli virolog ve biyokimyacı Pablo Goldschmidt, Covid19’un kötü bir soğuk algınlığı veya gripten daha tehlikeli olmadığını açıklıyor. Covid19 virüsünün daha önceki yıllarda yayılmış olması mümkündür, ancak keşfedilmemiştir çünkü kimse aramıyordu. Dr. Goldschmidt medya ve siyaset tarafından yaratılan bir “küresel terör” den söz ediyor. Her yıl, dünya çapında üç milyon yenidoğanın ve sadece ABD’de 50.000 yetişkinin zatürreden öldüğünü söylüyor.
  • Bonn Üniversitesi Hijyen Enstitüsü başkanı Profesör Martin Exner, bir röportajda şu ana kadar Almanya’da hasta sayısında neredeyse hiç artış olmamasına rağmen sağlık personelinin neden baskı altında olduğunu açıklıyor. Bir yandan, Covid19 pozitif  doktor ve hemşirelerin karantinaya alınması ve yerlerine başkalarını getirmek genellikle zordur. Diğer yandan, bakımın önemli bir bölümünü sağlayan komşu ülkelerden gelen hemşireler, şu anda kapalı sınırlar nedeniyle ülkeye girememektedir.
  • Eski Alman Kültür Bakanı ve Etik Profesörü Profesör Julian Nida-Ruemelin, Covid19’un sağlıklı genel nüfus için herhangi bir risk oluşturmadığını ve sokağa çıkma yasağı gibi aşırı önlemlerin yerinde olmadığını belirtiyor.
  • Cruise gemisi Diamond Princess’ten alınan verileri kullanarak Stanford Profesörü John Ioannidis, Covid19’un yaş düzeltmeli ölümcüllüğünün% 0.025 ila% 0.625 arasında, yani güçlü bir soğuk algınlığı veya grip aralığında olduğunu gösterdi. Dahası, bir Japon çalışması, tüm Covid19  pozitif yolcuların yüksek ortalama yaşlara rağmen% 48’inin tamamen semptomsuz kaldığını gösterdi; 80-89 yaşları arasında bile% 48’i semptomsuz kalırken, 70 ila 79 yaşları arasında %60 ı nın hiç semptom geliştirmemesi şaşırtıcıydı. Bu da, önceden var olan hastalıkların virüsün kendisinden daha önemli bir faktör olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. İtalya, covid19 pozitif ölümlerin % 99’unun önceden mevcut bir veya daha fazla duruma sahip olduğunu ve hatta bunlar arasında ölüm sertifikalarında sadece %12’sinin Covid19’dan nedensel bir faktör olarak bahseder.

24 Mart 2020

  • İngiltere Covid 19’u, ölüm-mortalite oranları genel itibariyle düşün olduğunu belirterek Yüksek Oranda Bulaşıcı Hastalıklar -HCID listesinden çıkarmıştır.
  • Alman Ulusal Sağlık Enstitüsü-RKI direktörü gerçek ölüm nedenine bakılmaksızın tüm pozitif testleri “koronavirüs ölümleri “ olarak saydıklarını kabul etmiştir. Ölen kişilerin yaş ortalaması 82’dir ve önceden varolan ciddi medikal tıbbi probleme sahiptir. Diğer birçok ülkede olduğu gibi Covid 19’a bağlı fazla ölüm oranının Almanya’da sıfıra yakın olması muhtemeldir.
  • İsviçre’de Covid 19 hastaları için yoğun bakım ünitelerinde ayrılmış yataklar “çoğunlukla boştur “.
  • Zürih Üniversitesi Tıbbi Viroloji eski başkanı Profesör Karin Moelling, bir röportajda Covid 19’un “öldürücü virüs olmadığını “ ve “paniğin sona ermesi gerektiğini“ söylemiştir.

23 Mart 2020 (I)

  • “Journal of Antimicrobial Agents” dergisinin SARS-CoV-2: korkuya karşı veri, başlıklı yazısında Fransa’da bir hastanede yapılan çalışmaya istinaden, SARS-CoV-2 probleminin abartıldığı;  SARS-CoV-2’deki ölüm oranının diğer yaygın koronavirsülerden anlamlı ölçüde farklı olmadığı belirlenmiştir.
  • 2019 yılında İtalya’da yapılan bir çalışma sonucu son yıllarda gripten ölümün 7.000 ile 25.000 kişi arasında olduğu belirlenmiştir. İtalya’daki yaşlı nüfusun fazla olması sebebiyle bu değer diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında ve şimdiye kadar Covid-19 sebebiyle gerçekleşenden daha yüksek bir rakamdır. 
  • WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ’nün yeni yayınlanan belgesinde Covid-19’un Influenza’ya kıyasla yaklaşık %50 oranında hızlı değil, yavaş yayıldığı bildirilmiştir. Ayrıca, Covid-19’da hastalığın semptomları belirmeden önce bulaşma oranı Influenza’dan (gripten) daha düşüktür.
  • İtalya’nın önde gelen doktorlarından biri Lombardei’de görülen “garip pnömoni-zatürre vakalarının” Kasım 2019 yılında görülmeye başlandığını ve yeni virüsten mi (resmi olarak Şubat 2020’de görülen) yoksa Kuzey İtalya’daki tehlikeli yüksek duman seviyesine sahip fabrikalardan mı kaynaklandığı sorusunu gündeme getirmiştir.
  • Cochrane Medical Collaboration kurucusu, Danimarkalı araştırmacı Peter Gøtzsche, koronanın ”kitle paniği salgını“ olduğunu ve ”İlk kurbanlardan birinin Mantık“ olduğunu yazıyor.

23 Mart 2020 (II)

  • İsrail eski Sağlık Bakanı Profesör Yoram Lass, yeni koronavirüsün “gripten daha az tehlikeli” olduğunu ve tecrit tedbirlerinin “virüse kıyasla daha öldürücü” olduğunu söylemektedir. Ve şöyle eklemektedir; “sayılar panikle eşleşmemektedir” ve “psikoloji, bilime hakim olmaktadır”. “İtalya solunum problemleri sebebiyle diğer Avrupa ülkelerine kıyasla üç kat fazla ölüm oranına sahiptir” diye belirtmektedir.
  • İsviçreli Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Pietro Vernazza, uygulanan tedbirlerin birçoğunun bilime dayanmadığını ve tersine çevrilmesi gerektiğini savunmaktadır. Vernazza’ya göre, çok fazla test yapmanın bir anlamı yoktur çünkü nüfusun %90’ında hiçbir belirti göstermeyecektir. Okulların kapanması, hatta tecritler “ters etki yapacaktır”. Sadece risk gruplarını korumayı, ekonomiyi ve toplumu rahatsız etmemeyi önermektedir.
  • Dünya Doktorları Federasyon Başkanı Frank Ulrich Montgomery, İtalya’da uygulanan tecrit önlemlerinin “mantıksız” ve “zarar verici” olduğunu ve tersine çevrilmesi gerektiğini söylüyor.“
  • İsviçre’de, medyanın paniğine rağmen, ölüm oranı neredeyse sıfıra yakındır; en son test pozitif kurbanları 96 yaşındaki palyatif bakım hastası ve 97 yaşındaki altta yatan sağlık sorunları olan bir hastadır.
  • İtalya Ulusal Sağlık Enstitüsü istatistik raporları İngilizce olarak yayınlanmıştır.

22 Mart 2020 (I)

  • İtalya’daki durumla ilgili olarak: Medyanın büyük çoğunluğu, İtalya’nın koronavirüsten günde 800’e kadar ölüme sahip olduğunu yanlış bir şekilde bildirmektedir. Gerçekte, İtalyan Sivil Savunma Servisi başkanı, bunların “koronavirüsten değil koronavirüs ile ölüm” olduğunu vurgulamaktadır (basın toplantısının 03:30 dakikası).
  • Profesörler Ioannidis ve Bhakdi’nin de gösterdiği gibi, Güney Kore ve Japonya gibi karantina kararı almayan ülkeler Covid-19 ile bağlantılı olarak sıfıra yakın aşırı ölüm yaşadı, Diamond Princess gemisi ise mil başına aralıkta ekstrapole (tahmin olarak yürütülmüş) ölüm oranı yaşadı, yani bu da mevsimsel grip seviyesinde veya altında bir oran ortaya koymaktadır.
  • İtalya’daki şu anki test pozitif ölüm rakamları, İtalya’daki günlük toplam (~1.800) ölümlerin % 50’sinden daha azdır. Dolayısıyla, normal günlük ölümlerin büyük bir kısmının artık sadece “Covid19” ölümleri (pozitif test ettikleri gibi) olarak sayılıyor olması muhtemeldir. İtalyan Sivil Savunma Hizmetleri Başkanı’nın vurguladığı nokta budur.
  • Bununla birlikte, şimdiye kadar, İtalya’nın kuzeyindeki bazı bölgelerin, yani en zorlu karantina önlemleriyle karşı karşıya kalan bölgelerin, günlük ölüm rakamlarında belirgin bir artış yaşadıkları açıktır. Lombardiya bölgesinde, test pozitif ölümlerin %90’ının yoğun bakım ünitelerinde değil, daha çok evde meydana geldiği bilinmektedir. Ve %99’dan fazlasının önceden mevcut ciddi sağlık sorunları vardır.
  • Profesör Sucharit Bhakdi karantina önlemlerini “işe yaramaz”, “kendini yıkıcı” olarak nitelendirmektedir. Bu nedenle, son derece rahatsız edici soru, önceden mevcut birden fazla sağlık durumuna sahip bu yaşlı, izole, yüksek stresli insanların artan ölüm oranının aslında hala yürürlükte olan haftalarca süren karantina önlemlerinden mi kaynaklanabileceği sorusudur.
  • Eğer öyleyse, tedavinin hastalıktan daha kötü olduğu vakalardan biri olabilir. (III. bölümdeki güncellemeye bakın: ölüm sertifikalarının sadece %12’si neden olarak koronavirüsü göstermektedir.)

22 Mart 2020 (II)

  • İsviçre’de şu anda, ileri yaşlı ve / veya önceden var olan sağlık durumları nedeniyle “yüksek riskli hastalar” olan 56 ölüm vardır. Gerçek ölüm nedenleri olarak ise virüs bağlantılı bir durum ortaya çıkmamıştır.
  • İsviçre hükümeti, İsviçre’nin güneyindeki (İtalya’nın yanında) durumun “dramatik” olduğunu iddia etti, ancak yerel doktorlar bunu reddetti ve her şeyin normal olduğunu söyledi.
  • Basın raporlarına göre, oksijen şişelerinin az olduğu söylendi. Bununla birlikte, bu durum yüksek kullanımdan değil gelecekteki olası kıtlığa karşı yapılan stoklamalardandır.
  • Birçok ülkede, zaten doktor ve hemşire sıkıntısı artmaktadır. Bunun nedeni, testleri pozitif çıkan sağlık çalışanlarının, birçok durumda tamamen veya büyük ölçüde semptomsuz (hastalık belirtisi göstermeden) kalsalar bile, kendilerini karantinaya almaları nedeniyledir.

22 Mart 2020 (III)

  • Imperial College London’da yapılan bir model çalışmayla, İngiltere’de “Covid-19’dan 250.000 ila 500.000 arasında ölüm vakası ön görülmüştür. Ancak çalışmayı yapanlar bu ölümlerin çoğunun normal yıllık ölümlere ek olarak değil, yıllık İngiltere’de yaklaşık 600.000 kişi olan ölüm sayısının içinde bir sayı olduğunu söylemişlerdir. Başka bir deyişle, aşırı (beklenin üzerindeki) ölüm sayısı düşük kalmıştır.
  • İtalyan Profesör Walter Ricciardi’ye göre, “ölüm sertifikalarının sadece %12’si koronavirüsten doğrudan bir nedensellik gösterdi”, ancak kamuya açıklanan raporlarda “hastanelerde ölen herkes koronavirüsten ölüyor” şeklinde bir yaklaşım vardır.

21 Mart 2020 (I)

  • İspanya 65 yaşın altında sadece üç pozitif test ölümü bildirmiştir (toplam 1000 kişiden). Önceden var olan sağlık koşulları ve gerçek ölüm nedenleri henüz bilinmemektedir.
  • 20 Mart’ta İtalya, bir gün içinde ülke çapında 627 test pozitif ölüm bildirdi. Karşılaştırıldığında, İtalya’daki normal toplam mortalite (ölüm sayısı) günde yaklaşık 1800 ölümdür. 21 Şubat’tan bu yana, İtalya yaklaşık 4000 test pozitif ölüm bildirmiştir. Bu zaman dilimi içinde normal toplam ölüm 50.000 ölüme kadar çıkmaktadır. Normal toplam mortalitenin ne ölçüde arttığı veya test pozitifliğini ne ölçüde arttırdığı henüz bilinmemektedir.
  • İtalyan medya haberlerine göre, Lombardiya bölgesinde ölen test pozitiflerinin% 90’ı yoğun bakım ünitelerinin dışında, çoğunlukla evde veya genel bakım bölümlerinde öldü. Ölüm nedenleri ve ölümlerinde karantina önlemlerinin olası rolü belirsizliğini korumaktadır. Test pozitif 2168 kişiden sadece 260’ı yoğun bakım ünitelerinde öldü.
  • Bloomberg, “İtalya, Virüsten Ölenlerin% 99’unun Başka Hastalıkları Olduğunu Vurguladı” demektedir.
Önceki hastalıklardan sonra test pozitif ölümler (ISS / Bloomberg)

21 Mart 2020 (II)

  • Japan Times şu soruya cevap aramaktadır: Japonya bir koronavirüs patlaması bekliyordu. Nerde kaldı? Pozitif test sonuçları alan ve karantina ilan eden ilk ülkelerden biri olmasına rağmen, Japonya en az etkilenen ülkelerden birisidir. Alıntı olarak şu cümle dikkat çekicidir: “Japonya enfekte olanların tümünü saymasa bile, hastanelerde yoğunluk olmamakta ve zatürre vakalarında ani artış olmamıştır.”
  • İtalyan araştırmacılar, Avrupa’nın en kötüsü olan Kuzey İtalya’daki aşırı dumanın, daha önce Wuhan’da olduğu gibi, oradaki mevcut pnömoni salgında nedensel bir rol oynayabileceğini savunuyorlar.
  • Yeni bir röportajda, tıbbi mikrobiyoloji alanında dünyaca ünlü bir uzman olan Profesör Sucharit Bhakdi, ölümler için yeni koronavirüsü tek başına suçlamanın “yanlış” ve “tehlikeli olarak yanıltıcı” olduğunu, buna karşı daha önemli faktörlerin olduğunu belirterek bunların Çin ve Kuzey İtalya şehirlerindeki kötü hava koşulları ve mevcut sağlık kondisyonları olduğunun altını çizmektedir. Profesör Bhakdi, şu anda tartışılan veya dayatılan önlemleri “grotesk”, “yararsız”, “kendini yıkıcı” ve yaşlıların ömrünü kısaltacak ve toplum tarafından kabul edilmemesi gereken “toplu intihar” olarak tanımlamaktadır.

20 Mart 2020

  • En son Avrupa izleme raporuna göre, tüm ülkelerdeki (İtalya dahil) ve tüm yaş gruplarındaki genel mortalite (ölüm sayısı) şu ana kadar normal aralığın içinde veya hatta altında kalmaktadır.
  • Almanya’dan gelen en son istatistiklere göre, pozitif çıkan testlerin sonucunda ortaya çıkan ölümlerin ortalama yaşı yaklaşık 83’tür. Bu vakaların çoğunda önceden var olan ve ölüme sebep olabilecek sağlık kondisyonu belirlenmiştir.
  • Stanford Profesörü John Ioannidis tarafından atıfta bulunulan 2006 tarihli bir Kanada araştırması, genel olarak görülen soğuk algınlığı koronavirüsünün bakım evinde kalan kişileri içeren risk gruplarında % 6’ya ulaşan ölümlere yol açabileceğini belirtmiştir.

19 Mart 2020 (I)

İtalyan Ulusal Sağlık Enstitüsü (ISS), pozitif testli ölümler hakkında yeni bir rapor yayınladı:

  • Ortalama yaş 80.5’dir (erkekler için 79.5, kadınlar için 83.7).
  • Ölenlerin% 10’u 90 yaşın üzerindeydi; Ölenlerin% 90’ı 70 yaşın üzerindeydi.
  • Ölenlerin en fazla% 0.8’inde önceden mevcut kronik hastalık yoktu.
  • Ölenlerin yaklaşık% 75’inin önceden mevcut iki veya daha fazla durumu vardı,% 50’sinin önceden mevcut üç durumu daha vardı, özellikle kalp hastalığı, diyabet ve kanser.
  • Ölenlerin beşi, hepsi önceden mevcut olan ciddi sağlık koşullarına (örneğin, kanser veya kalp hastalığı) sahip olan 31 ila 39 yaşları arasındaydı.
  • Ulusal Sağlık Enstitüsü, hastaların nihayetinde ne sebeple öldüğünü henüz belirlememiştir ve genel olarak bunlara Covid19-pozitif ölümler olarak atıfta bulunmaktadır.

Mart 19, 2020 (II)

  • İtalyan Corriere della Sera gazetesinde yayınlanan bir raporda, İtalyan yoğun bakım ünitelerinin 2017/2018’de belirgin grip dalgası altında çöktüğüne dikkat çekiliyor. Bu süreçte operasyonları ertelemek ve izinde olan sağlık personelini izinden çağırmak zorunda kalmışlardır ve ayrıca kan stoklarında büyük düşüşler yaşamışlardır.
  • Alman virolog Hendrik Streeck, Covid19’un normalde günde yaklaşık 2500 kişi olan Almanya’daki toplam ölüm oranını artırma olasılığının düşük olduğunu savunuyor. Streeck, kalp yetmezliğinden ölen, daha sonra Covid19 için pozitif şekilde test edilen ve böylece Covid19 ölüm istatistiklerine dahil edilen 78 yaşındaki bir erkek vakadan bahsetmektedir.
  • Stanford Profesörü John Ioannidis’e göre, yeni koronavirüs, yaşlılarda bile, bazı ortak koronavirüslerden daha tehlikeli olmayabilir. Ioannidis, şu anda kararlaştırılan önlemleri destekleyen güvenilir tıbbi verilerin olmadığını savunmaktadır.

18 Mart 2020

  • Yeni bir epidemiyolojik çalışma (baskı öncesi), Çin’in Wuhan şehrinde bile Covid19’un ölüm oranının sadece% 0.04 ila% 0.12 arasında ve dolayısıyla yaklaşık% 0.1’lik bir ölüm oranına sahip mevsimsel gripten daha düşük olduğu sonucuna varıyor. Covid19’un aşırı bir şekilde abartılan ölümcüllüğünün bir nedeni olarak, araştırmacılar başlangıçta Wuhan’da sadece az sayıda vakanın kaydedildiğinden şüpheleniyor, çünkü hastalık muhtemelen birçok insanda asemptomatik veya hafifti.
  • Çinli araştırmacılar, Wuhan kentindeki aşırı kış kirli havanın pnömoni patlamasında nedensel bir rol oynadığını savunuyorlar. Bununla ilgili olarak 2019 yazında, kötü hava kalitesi nedeniyle Wuhan’da halk protestoları gerçekleştiğinin altını çizmek gerekmektedir.
  • Yeni uydu görüntüleri Kuzey İtalya’nın Avrupa’daki en yüksek hava kirliliğine sahip olduğunu ve bu hava kirliliğinin karantina sonrasında nasıl büyük ölçüde azaldığını gösteriyor.
  • Bir covi-19 test kiti üreticisi kitin, henüz klinik olarak doğrulanmadığından, teşhis uygulamaları için değil, yalnızca araştırma amaçlı kullanılması gerektiğini belirtmektedir.
Datenblatt eines Covid19-Testkit

17 Mart 2020 (I)

  • Ölümcüllük profili virolojik açıdan şaşırtıcı olmaya devam etmektedir, çünkü influenza-grip virüslerinin aksine çocuklar etkilenmezken, erkekler kadınlardan iki kat daha fazla etkilenmektedir. Öte yandan, bu görünüm, çocuklar için sıfıra yakın ve 75 yaşındaki erkekler için aynı yaştaki kadınların neredeyse iki katı olan doğal ölümcüllük profiline karşılık gelir.
  • Test sonucu pozitif çıkan gençlerin önceden var olan hastalıkları vardı. Örneğin 21 yaşındaki İspanyol futbol koçu öldüğünde test pozitifti ve uluslararası manşetlere taşındı. Ancak doktorlar tipik komplikasyonları şiddetli pnömoni-zatürre içeren fark edilmeyen lösemi teşhisi koydu.
  • Hastalığın tehlikesini değerlendirmedeki belirleyici faktör, medyada sık sık bahsedildiği gibi, test pozitif kişilerin ve ölenlerin sayısı değil, aslında beklenmedik şekilde gelişen veya zatürreden ölen (aşırı mortalite-ölüm) insanların sayısıdır. Şimdiye kadar bu değer çoğu ülkede çok düşük kalmaktadır.
  • İsviçre’de bazı acil servisler çok sayıda kişinin test yaptırmak istemesi sebebiyle dolmuştur. Bu da mevcut durumun ilave olarak psikolojik ve lojistik (hizmetin ve bilgi akışının çıkış noktasından varış noktasına kadar taşınması) bileşenine işaret etmektedir.

17 Mart 2020 (II)

  • Floransa Üniversitesi’nden İtalyan immünoloji profesörü Sergio Romagnani, 3000 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, her yaştan test pozitif insanların % 50 ila 75’inin tamamen semptomsuz (belirti vermeyen) kaldığı sonucuna varmıştır-tahmin edilenden çok daha fazla.
  • Kuzey İtalyan yoğun bakım ünitelerinin kış aylarında doluluk oranı tipik olarak zaten % 85 ila 90‘dır. Mevcut hastaların bazıları veya birçoğu şimdiye kadar test pozitif olabilir. Bununla birlikte, beklenmeyen ek pnömoni-zatürre vakalarının sayısı henüz bilinmemektedir.
  • İspanya’nın Malaga şehrindeki bir hastane doktoru, Twitter’da insanların şu anda panik ve sistemik çöküşten dolayı virüsden daha fazla ölme olasılığının olduğunu yazıyor. Hastaneler soğuk algınlığı, grip ve muhtemelen Covid19 tarafından aşırı yüklendi ve bu sebeple doktorlar kontrolü kaybetmiş olabilir.

14 Mart 2020

İtalyan Ulusal Sağlık Enstitüsü İSS’nin yayınladığı son verilere göre, İtalya’da testleri pozitif çıkmış ve ölmüş olan kişilerin ortalama yaşı yaklaşık 81’dir. Ölenlerin %10’u 90 yaşının üzerindedir. %90’ı ise 70 yaşının üzerindedir.

Ölenlerin %80’i, iki ya da daha fazla sayıda kronik hastalıktan muzdarip kişiler olmuştur. Bu kronik hastalıklar, özellikle kalp-damar hastalıkları, diyabet türleri, solunum yolu hastalıkları ve kanseri içermektedir.

Ölenlerin %1’inden daha azı sağlıklı insanlardır; yani daha önceden kronik hastalıklara sahip olmayan kişilerdir. Ölenlerin yalnızca %30 kadarı kadındır.

İtalyan Ulusal Sağlık Enstitüsü, koronavirüsünden ölenler ile koronavirüsü taşıyarak ölenler arasında da bir ayırım yapmaktadır. Birçok vakada insanların virüsten mi, daha önceden sahip oldukları kronik hastalıklardan mı yoksa ikisinin bileşiminden mi öldükleri henüz açık değildir.

40 yaşının altında ölen iki İtalyan vatandaşından (ikisi de 39 yaşındadır) biri bir kanser hastası diğeri ise bir diyabet hastası olup ek komplikasyonlara sahipti. Bu vakalarda da kesin ölüm nedenleri (yani, virüsten mi yoksa önceden sahip oldukları hastalıklardan mı öldükleri) henüz belirlenmemiştir.

Hastanelerin kısmi olarak aşırı yüklenmiş oluşu, genel hasta akınına ve özel ya da yoğun bakım hizmeti gereksinenlerin sayısındaki artıştır. Hedef özellikle solunum işlevlerini dengelemek ve ciddi vakalarda anti-viral terapiler sunmaktır.

(Güncelleme: İtalyan Ulusal Sağlık Enstitüsü, testleri pozitif çıkan hastalar ve ölenler konusunda yukardaki verileri doğrulayan bir istatistik raporu yayınlamıştır.)

Aşağıdaki hususlar da dikkate alınmalıdır:

Kuzey İtalya, Avrupa’nın en yaşlı nüfusuna ve en kötü hava kalitesine sahiptir ki bu da zaten geçmişte artan sayıda solunum yolları hastalıklarına ve ölümlere yol açmıştır ve olasılıkla mevcut salgında da ek bir risk faktörü olmaktadır.

Örneğin, Güney Kore’de salgın İtalya’dakinden daha hafif bir seyir izlemiş ve tepe noktasını şimdiden aşmış durumdadır. Güney Kore’de şu ana kadar testleri pozitif çıkmış 70 ölüm vakası bildirilmiştir. İtalya’da olduğu gibi, etkilenenler çoğunlukla yüksek-risk grubundaki hastalardır.

İsviçre’de de testleri pozitif çıkmış birkaç düzine ölüm vakası, şu ana kadar kronik hastalıkları olan yüksek-riskli hastalardandır. Bu kişilerin ortalama yaşı 80’in üzerinde olup, en yüksek yaş 97’dir ve kesin ölüm nedenleri, yani virüsten mi yoksa zaten mevcut hastalıklarından mı öldükleri bilinmemektedir.

Dahası, yapılan incelemeler, uluslararası olarak kullanılan virüs test kitlerinin bazı vakalarda hatalı pozitif sonuçlar verebildiğini göstermiştir. Bu vakalarda, kişiler yeni korona virüsüne yakalanmamış olabiliyorken, yıllık (ve şu anda da devam eden) adi soğuk algınlığı ve grip salgınlarına yol açan çok sayıdaki mevcut insan koronavirüs türlerinin birine de yakalanmış olabiliyor.

Bu nedenle, hastalığın tehlikesine karar vermek için en önemli gösterge, testleri pozitif çıkan insanlar ve ölümler değil, fakat gerçekten ve beklenmedik biçimde zatürreye yakalanan veya bu nedenle ölen kişilerin (fazladan ölümler diye tabir edilen) sayısıdır.

Bütün mevcut verilere göre, okul ve çalışma çağındaki sağlıklı genel nüfus için, hafif ile orta şiddette seyreden bir Kovid-19 beklenebilir. Yaşlılar ve mevcut kronik hastalıkları olan kişiler korunmalıdır. Tıbbi kapasiteler, optimum düzeyde hazırlanmalıdır.

Ana madde: Covid19 hakkında gerçekler


WordPress.com.

Up ↑